
Detoks Diyeti Yaparak Asitlerin Atılımı
Detoks programlarının en önemli stratejisi, asidik kalıntıları hafif alkalik olan kan, lenf ve diğer vücut sıvılarının içinden çıkartmaktır. Vücuttaki toksinlerin neredeyse hepsi asit formunu alır ve böylece kanın ve diğer vücut sıvılarının normal alkalik dengesini sağlamak için bunların nötrleştirilmesi ve vücuttan atılması gerekir. Geleneksel Çin Tıbbı'nda kan, lenf, safra ve diğer gerekli vücut sıvıları toplu olarak jing-yi yani hayati sıvılar diye adlandırılırlar ve jing-yinin durumu, özellikle de kan dolaşımını, kişinin hastalık veya sağlığıını belirleyen en önemli faktörler olarak kabul edilir.
Kan vücuttaki her hücrenin gereksinimlerini karşılar. Hücreyi besler, yıpranmış bölümlerini yeniler ve atıkları toplar. Kirli kanın çok az besin taşıdığı ve atıklarla zaten doymuş olduğu için hücresel atıkları alıp götürme görevini yerine getiremediği açıktır.
Vücudumuza 600-700 lenf bezi ve hacim olarak kanımızın yaklaşık üç katı miktarda lenf sıvısı bulunmaktadır. Lenflerin temel görevlerinden biride kandan ve dokulardan asitli atıkları temizlemektir, ancak eğer lenf asitlerle kirlenmişse, bu fonksiyonunu yerine getiremez. Asitler lenfin, lenf kanalları içindeki serbest akışını engeller, kanı ve dokuları temizleme kapasitesini düşürürler.
Hangi detoks programını uygularsanız uygulayın, günde 2-3 litre, tercihen alkalik su içmek, detoks işlemi sırasında dokulardan çıkan büyük miktardaki asitlerin ve diğer toksik atıkların azaltılması, nötrleştirilmesi ve atılması için gereklidir. İnsan vücudunun %70i sudan oluşur. Sistemi günlük olarak bol miktarda saf alkalik su ile doyurmak, atıkların kan ve dokulardan alınıp, böbrekler, bağırsaklar ve cilt tarafından vücuttan çıkartılmasına yardım eder. Sonuç olarak, vücut dokuları yıkanır ve tüm hayati sıvılar taze su ile yenilenir. Kirli sıvılar temizlendiğinde tüm sistem daha efektif ve daha az toksik atık üreterek sağlıkla çalışır.